Perşembe

8.SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERS KİTABI CEVAPLARI 4

Sevgi yayınları 8.sınıf din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

DEVAMI     sayfa (65-67-69-71-72)   GERİ
____________________________________________________________
 Ekstra Bilgi:
 TÜRK - İRAN İLİŞKİLERİ
yüzyıl başlarında İran’da Part Devleti bulunuyordu. Bu dönemde ilk Türk-İran ilişkileri ticarî yönde olmtur. Hunların Yüileri yenmesiyle Hun elçileri ve kervanları, yazılı bir güvence taşımaları şartı ile yol üzerindeki devletlerden rahatlıkla geçebilme imkânı buluyorlardı.

I. Eldeşir, Partları yenerek 226 yılında Sasanî Devleti’ni kurdu. Böylece Sasanîler,
İrandaki Partların mirasçısı oldular. Eski İranlılar, Türklerin yaşadığı ülkelere Turan adını vermişlerdir. Firdevsinin fiehname adlı eserinde İran-Turan savaşları anlatılmaktadır. Burada sözü edilen Turan kavimlerinin Sakalar (İskitler) olduğu tahmin edilmektedir.
I. ünitede de belirttiğimiz gibi Afrasyab bir Türk kümdarı olup, onun a muhtemelen, Türkçe Alp Er Tunga’dır. Milâttan önceki dönemlerde, İran-Turan mücadelesinde bu ünlü Türk hükümdarı hayatını kaybetmiş ve onun ölümü bütün Türk kavimlerini yasa boğmuştu. Onun adına söylenen Alp Er Tunga Sagusu  yüzyıllarca nesilden nesile söylene gelmiştir.

Orta Asyadaki Kuzey Hun devleti yıkınca, Çin egemenliği altına girmek istemeyen Hunlar, batıya doğru ç ederek İtil’i (Volga)  geçip Avrupa’ya doğru ilerlediler. Hunların bir kısmı güneye yönelerek Afganistan’ın kuzeyine yerleşip, burada Akhunlar (Eftalitler) Devletini kurmuşlardı.

Akhunlar, özellikle İpek Yolu’na hâkim olmak için  Sasanîlerle sürekli olarak savaşmışlardır. Soğd bölgesini ele geçirdikten sonra İran üzerine sürekli hücum eden Akhunlar, bu  hücumları sonucunda neredeyse Sasanî İmparatorluğu’nun  yıkılma tehlikesi geçirmesine sebep olmuşlardı. II. fiapur  zamanında Akhunlarla uzun yıllar sürecek olan bir barış antlaşması yapılmıştır. Ancak bu barış dönemi uzun sürmemiş ve Behram Gur  (420 - 438) zamanında yeniden başlayan Akhun taarruzları başarıyla püskürtülmüştür.  II. Yezdcerd  (438 - 457) zamanında Akhun Hükümdarı  Kün- Han, Sasanîlerin işlerine karışarak, himayesine aldığı Sasanî veliahtı Firuzu (459 - 484),
İran’ da tahta çıkmasını sağladı.

Sasani-Akhun ilişkileri 484 yılında en gergin dönemini yaşadı. Heratı ele geçiren Akhunlar, Sasanî Devleti’ni yıllık vergiye bağladı. Ayrıca 484 yılında çıkan Mazdek
İsyanı sırasında İran’da büyük karışıklıklar meydana geldi. İsyancılar tarafından ele geçirilen Sasanî hükümdarı Kubad  (Kavad) hapsedildi. Bir süre sonra kurtulmayı başaran Kubad Akhunlara sığındı. Mazdek isyanını bastırmak için Kubad’a yardım eden Akhun hükümdarı isyanı bastırarak İran’ın tekrar  eski  düzenine kavuşmasını sağladı.

Akhunlar, VI. yüzyılın başlarında en güçlü dönemlerini  yaşarlarken, Anuşirvan (Nuşirevan) (531–579)’da İran’da güçlü bir hükümdar olarak tahta çıktı. Diğer taraftan Orta Asya’da II. Göktürk Devleti’nin kuruluşu ile İstemi Yabgu’nun Maveraünnehir bölgesine yönelik faaliyetleri de hız kazanmıştı.

Göktürkler kısa zamanda topraklarını büyüterek Sasanîler ve Akhunlara komşu Anuşirvan’la (Nuşirevan) evlendirerek, İran sarayına gönderdi. Bu evlilikten dünyaya gelen IV. Hürmüz bir İranlıdan çok Türk’e  benzediğinden Türkoğlu diye isimlendirilmiştir. Göktürkler ve Sasanîlerin ortak bir seferi ile Akhun Devleti yıkıldı. Akhun ülkesinin topraklarını Ceyhun Nehri sınır olmak üzere Göktürkler ve İranlılar
(Sasaniler) aralarında paylaştılar (557). Böylece Maveraünnehir, Fergana’nın bir kısmı, Batı Türkistan’ın güneyi, Hotan, Kaşgar gibi yerler ile Orta Asya kervan yolunun (İpek Yolu) kontrolü de Türklerin eline geçti. Bu paylaşımdan memnun olmayan Anuşirvan, anlaşmaya uymayarak İpek Yolu ticaretini engellemeye, ülke içerisinde huzursuzluklar çıkarmaya başladı. Hatta İstemi Yabgu’nun gönderdiği barış elçilerini öldürmekten bile çekinmedi. Bunun üzerine İstemi Yabgu, Sasanîlere karşı Bizans ile anlaştı. Sasanîler doğudan  Türklerin,  batıdan da Bizans İmparatorluğunun hücumları sonucu  iyice zayışadı. Fakat daha sonraları Bizans’ın Sabarları dağıtması ve  Göktürklere karşı ikiyüzlü bir politika izlemesi nedeniyle Göktürk - Bizans ittifakı uzun süreli olamadı. Batı Göktürk Hakanı Tardu, IV.  Hürmüz (Türkoğlu 579–590) döneminde Sasanî Devleti’nin iç işlerine karışmaktan geri durmamıştır. Herat Bölgesine giren Göktürk ordusu, İran üzerinde Göktürk baskısı kurmaya çalışmıştır.

642 yılındaki Nihavend Savaşı ile son Sasanî Hükümdarı olan III. Yezdcerd’in
İslam  ordularına  yenilmesi,  Orta  Asya  Türklerine  adeta  bir  duvar  olan  SasaDevleti’nin yıkılması ile sonuçlandı. Yıllar boyu Hazar’ın güneyini Türklere tıkayan

İran engeli yıkıldı. Böylece Türkler için yeni siyasî sahalar açıldı. Buralardan İran, Irak, Azerbeycan ve Anadolu’ ya gelen Türkler  arka  arkaya bu bölgelerde güçlü devletler kurmuşlardır.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder