Sponsorlu Bağlantılar



Perşembe

MERAM YAYINLARI 6.SINIF MATEMATİK DERS KİTABI CEVAPLARI 5

Sponsorlu Bağlantılar

Meram yayınları 6.sınıf matematik ders kitabı cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 


____________________________________________________________

Ekstra Bilgi:
 Atatürk’ün Doğa ve Çevre Anlayışı
Ankara’yı Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti yapan ve bozkır kasabasında modern
bir şehir kuran Atatürk, doğa ve çevre anlayışıyla günümüzdeki şehircilik, çevre ve tabiat
güzelliği kavramlarına ışık tutmuştur. Bu kavramların bilinmediği ve konuşulmadığı o
yıllarda, şehircilik uzmanlarını getirterek Cumhuriyet’in başkenti Ankara’yı düzene
sokan, ağaç diktiren, bulvarlar açtıran, orman çiftliğini kuran, yeşilliğe imkân veren
Atatürk, her zaman örnek alınması gereken eşsiz büyük bir önderdir.
Atatürk’ün doğayı, ağacı sevmesinin en belirgin örneklerinden birisi de kuşkusuz
Atatürk Orman Çiftliği’dir. Atatürk 1925 yılında kendi aylığından ödeyerek çiftliğin
bugünkü yerini satın almıştır. Prof. Dr. Arif Akman, Atatürk ve Doğa Sevgisi adlı
yazısında çiftliğin kuruluş öyküsünü ve doğaya verdiği değeri anlatmaktadır. Atatürk
bir çiftlik arazisi alıp da burada bir çiftlik kurma kararını yerli ve yabancı uzmanlara
açıkladığı zaman uzmanlar, bir bozkır, kıraç, çıplak ve hatta kısmen de bataklık olan
böyle bir arazide çiftlik kurulamayacağını söylerler. Hatta bir uzman Burası öyle bir
yerdir ki, elverişsiz toprak ve iklim koşulları altında, burada ya sabır tükenir ya parağ
demiştir. Atatürk Evet, burası Ankara’nın yanı başında hem batak, hem çorak hem
de fena bir yer. Ama biz burayı ıslah etmezsek kim gelip ıslah edecek. Deyip işe baş-
lanmasını buyurmuştur. Bilindiği gibi burası sonradan arazisi, bahçeleri, parkları,
gazinoları ile Ankara’nın yanı başında yeşil bir cennet olmuş ve bu sayede
Ankaralıların nefes alacakları ve boş zamanlarında hoşça vakit geçirecekleri gezi ve
eğlence yeri olmuştur.
Aynı yazıda Akman, Atatürk’ün çiftliği kurarken sık sık oraya gittiğini yapılacak
işleri düzenlediğini ve tarif ettiğini Hikmet Birand’ın anılarından aktarıyor. Bir kez de
Akköprü tarafından çiftliğe giderken Çubuk Çayı boyunca dikilen fidanların tutup
yeşerdiğini görünce sevindiğini yazıyor. Yine o günlerde Çubuk çayı ile çiftlik arasında
yol açılıyor ve iki yanına ağaç dikiliyormuş. Atatürk bu yoldan geçerken birden şoföre
durmasını istiyor, arabadan inip orada çalışanlara Burada bir iğde ağacı vardı, ne
oldu?ğ diye soruyor. İşçiler ağaca ne olduğunu bilmediklerini söylediklerinde. Çok üzülüp,
keyfi kaçıyor ve birden Yazıkİ Yaşlı bir ağaçtı, baharda etrafa güzel kokular saçardı
diyor. Bu anıda dile geldiği gibi Atatürk’ün duyduğu üzüntü onun doğaya verdiği değeri
yansıtmaktadır.
Atatürk’ün ağaç ve yeşillik sevgisi, yalnız Ankara’ya has bir özlem değildi. Bu
vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya değer. diyen Atatürk’ün
özlemi tüm ülkeyi ağaçlandırmak ve yeşillendirmek olmuştur.
Ülkemiz toprakları, üzerinde Atatürk’ün yakın ilgisi ve sevgisiyle Yalova yeşil bir
cennet köşesi hâline gelmiştir. Muhsin Zekai Bayer, Atatürk’ün Yalova’yı ağaçlandırma
çabalarını şöyle anlatır: Yalova kaplıcalarının yeşil cennet diyarı ve çam ormanları,
Atamızın çabalarıyla meydana gelmiştir. İlk iş olarak o zamanın ünlü bahçıvanlarından
Pandeli Efendi’yi Boğaziçi’ndeki çiçek bahçesinden alarak işbaşına geçirmiştir. Onun
yakın ilgileriyledir ki bugün Çam Burnu adı verilen ormanlık alan yaratılmıştır.
1930 yılında Atatürk, Yalova Köşkü’ne doğru çıkmakta iken bir bahçıvanın koca
bir çınar ağacını kesmek üzere olduğunu görür. Yahu sen hayatında hiç böyle bir ağaç
yetiştirdin mi ki kesmeye muktedir görüyorsun kendini? der. Bahçıvan der ki; Paşam,
çınar ağacının kökleri köşkün temelini kaldırdı, yaprakları da köşkün pencerelerine
müdahale ediyor. Ya köşkü kaybedeceğiz ya ağacı keseceğiz. Onun için de kusura
bakmayın ama biz ağacı kesiyoruz. Bir an düşünür; Hayır, gerekirse köşkü ağaçtan
uzaklaştırırız der. Ne demek köşkü tutup da ağaçtan uzaklaştırmak? İnanır mısınız
mühendis değil, mimar değil, ziraatçı değil ama ne yapar biliyor musunuz? İstanbul’da
köprü altındaki tramvay raylarını Yalova’ya taşıtır.
Köşkü hiç yıkmadan olduğu gibi tutarak kendisi de kazma, kürek temeli kazar ve
köşkün altına tramvay raylarını döşeyip köşkü ağaçtan 4 metre 80 santimetre uzağa
çekerler. Hâlâ Cumhuriyetimiz gibi ayakta durmakta olan çınar ağacının kurtuluşunu
temin eder.
Atatürk, yaşamının son günlerinde de yeşillikler arasında olma özlemini duymuştur.
Anıtkabir’e dünya uluslarının gönderdikleri fidanlarla oluşturulan Barış Parkı hem
barışı hem de yeşili seven Ata’nın kişiliğiyle bütünleşmiştir.
Atatürk son günlerinde yeşile duyduğu özlemi şöyle dile getirmiştir. Yurt toprağıİ
Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat sen Türk
Ulusunu sonsuzluğa dek yaşatmak için verimli kalacaksın. Türk toprağı sen, seni seven
Türk ulusunun mezarı değilsin. Türk ulusu için yaratıcılığını göster.
Tepkiler:

0 yorum :

Yorum Gönder

Sponsorlu Bağlantılar
banner