Sponsorlu Bağlantılar



Perşembe

Pasifik yayınları 7.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 161 ile 175 arası cevaplar

Sponsorlu Bağlantılar
Ekstra Bilgi:
İbadetlerde Hangi Amaçlar Güdülmeli ?
İbadetler belli başlı olarak  aşağıdaki amaçlar için yapılabilir.
Allah  (c.c.)’a ibadete  layık olduğu  için ibadet  etmek:  Bu tür ibadetin  amacı ne cenneti  kazanmak  ne  de  cehennemden  kurtulmaktır. Bu  amaçla  yapılan ibadetler, derece bakımından en yüksek olanlardır.
Allah (c.c.)’ın  emri olduğu için ibadet  etmek:  Allah insanı kendisine ibadet etmesi için yaratmıştır. Nitekim Kur'an da Allah (c.c.) “Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım”  buyurmaktadır (Zâriyât suresi, 56. ayet).











Allah (c.c.)emrettiği ve bir görev telakkisi ile ibadet etmekte ibadetin ikinci derecesini oluşturur. Allah (c.c.)’ın rızasını kazanıp cennete girmek ve cehennemden kurtulmak: Bu da ibadetlerin üçüncü derecesidir.

Allah (c.c.)’ın rızasını gözetmeksizin yalnızca dünya nimetleri elde  etmek için insanlara iyi ve hoş görünmek amacıyla yapılan ibadetler Allah (c.c.) katında makbul olmayan ibadetlerdir.
İBADETİN KAPSAMI
İslam dininde insan davranışlarının ibadet olarak adlandırılmasının iki yolu vardır. Birincisi insanın Allah (c.c.) için yapmış olduğu  davranışlarından oluşan ibadetleri, ikincisi ise; diğer insanlar, canlılar ve çevresi için yapmış olduğu davranışlardan oluşan ibadetleridir.

Birinci yoldaki davranışların yapılmasını Allah (c.c.) emretmiştir.  Bunlar;  Kelime-i Şahâdet, namaz, oruç, zekat hac vb. Bunlar aynı zamanda İslam dininin temel ibadetleridir.
Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) : “İslam  beş şey üzerine  kurulmuştur….” (Sahih’i Buharî, iman 1) Diye başlayan hadisinde bu  ibadetlere işaret etmiştir. Bu ibadetleri yerine getiren Allah (c.c.)’a karşı  sorumlu olduğu kulluk görevini yerine getirmiş olur. Aynı zamanda bu temel ibadetler, insanı ikinci yoldaki istenilen güzel davranışlara yöneltir.
 İkinci yoldaki davranışların ibadet değeri kazanması, yine dinin koyduğu ölçülere uyulduğu  oranda  olur.  Örneğin;  din  insanın  her  işinde  dosdoğru  olmasını emreder. "...Emrolunduğun gibi dosdoğru  ol.." (Hûd suresi, 12. ayet). Diğer insanlarla olan ilişkilerimizde de  bu  emre   uyarsak  davranışlarımız ibadet  değeri  kazanır.  Yine komşuya, eşe, dosta güler yüzlü olmamız tavsiye edilir. Bu bilinçle  yapılan ve bize sıradan  gelebilecek  davranışlar bile  ibadet  hükmüne  geçer Susamış bir  canlının susuzluğunu gidermek, bizden zayıf canlılara şefkat ve merhamet göstermek hep ibadet hükmündedir.
İnsanın yapmış olduğu bu ibadetler yapılma durumuna göre üç sınıfa ayrılır.
1.     Bedenle yapılan ibadetler: Bunların başında namaz ve oruç gibi  ibadetler gelir. Çalışmak, okumak, çevreyi temiz tutmak vb. davranışlarda bu gruptandır.
2.     Mal ile yapılan ibadetler: İnsanın sahip olduğu zenginlik ve maddi gücü ile yaptığı ibadetlerdir. Bunların başında da zekât ve  fitre gelir. Bunlara sadaka vermek ve infak etmek de dahildir.
 3.     Hem mal hem bedenle yapılan ibadetler: Hac bedenle yapılan bir ibadettir. Ancak bunu gerçekleştirebilmek için belli bir zenginliğin olması gerekir.

İslam insanı Eşref-ül mahlukat (yaratılmışların en üstünü, en şereşisi) olarak kabul eder. Onu bu unvanına uygun davranmaya teşvik eder.  Kur’an-ı Kerim’de “...onlar  ayakta   dururken,  otururken,  yanları   üzerine   yatarken  Allah’ı  anarlar….” (Âl’i İmrân suresi, 191. ayet)  ayeti ile insanın en tabi davranışlarının bile Allah’ı anmakla ibadete dönüştüğü vurgulanır.

Netice olarak insan kendisine bahşedilen bu unvana uygun davranışlar gösterirse Allah onun hiçbir davranışını zayi etmez. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle belirtilir. “ Kim zerre miktarı  hayır işlerse karşılığını görür.” (Zilzâl suresi, 7. ayet). İnsan bu bilinçle hareket etmeli, davranışlarını buna göre yapmalıdır.

Tepkiler:
Sponsorlu Bağlantılar

0 yorum :

Yorum Gönder

Sponsorlu Bağlantılar
banner
Sponsorlu Bağlantılar