Sponsorlu Bağlantılar



Pazar

Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 10, 11, 12, 13 ve 14 cevapları

Sponsorlu Bağlantılar

Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 10, 11, 12, 13 ve 14 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 
Ekstra Bilgi:
 Fatımî Devleti’nin Yıkılışı
I. Haçlı Seferi sonunda Haçlılar, Kudüs’ü ele geçirerek burada Kudüs Krallığı’nı kurmuşlardı. Fatımîler Haçlılarla zaman zaman işbirliği yapmış olsalar da, onlarla uzun yıllar mücadele etmişlerfakat bunda başarılı olamamışlardır. Fatımîlerin son dönemlerinde yönetimde vezirler etkili olmuş ayrıca Kudüs Krallığı ile de  mücadele edilmiştir.
Sayfa 10
Sayfa 11
Sayfa 12
Sayfa 13
Sayfa 14
___________________________________________________________
  Bu durum karşısında Fatımî veziri fiaver’in Musul atabeyi Nurettin Mahmut Zengi’den yardım istemesi üzerine, o da komutanlarından Şirkuh’u bir ordu ile Mısıra göndermiştir. Şirkuh, yapılan yardımın sonucunda Mısır’da vezirliği tekrar ele geçirmişse de kısa bir süre sonrahayatını yitirmiştir. Bunun üzerine  Şirkuh’un ordusunda yer alan yeğeni Selâhattin,  onun  yerine  geçmiştir.  Selâhaddin,  hiçbir  etkinliği  kalmayan  Fatımî Devleti’ne 1171 yılında son vererek, Mısır’da Eyyubî Devleti’ni kurmuştur. Hutbeyi de Abbasi halifesi adına okutturmuştur.

Fatımîlerde Kültür ve Uygarlık
Devlet Yönetimi:  Fatımîler, Abbasi halifeliğini tanımayarak ikinci  bir  halifelik kurmuşlardır. Şiî  bir  devlet  olan  Fatımîlerin kurucusu  olan  Ubeydullah,  kendisini halife ilan etmiştir. Halifeler, devlet başkanı olarak görev yapıyorlardı. Ülke, ilk halifeler döneminde çok iyi yönetilmiştir. Fakat daha sonraları çocuk yaşta ve deneyimsiz halifelerin başa geçmesinden dolayı etkinliklerini kaybetmişlerdir. Bunun sonucunda da yönetimde vezirler ve güçlü komutanlar etkili olmaya başlamıştır. Bunlardan bazıları yönetimde büyük başarılar göstermişler, devletin ömrünü uzatmaya çalışmışlardır.

Ordu: Fatımî ordusu coğrafi şartlar gereği, Berberî  (Kuzey Afrika’da Berberistan halkı), Habeş ve Türklerden oluşuyordu. Zamanla Türklerin  ordu içindeki güçleri artmıştır. Fatımî ordusunu oluşturan bu gruplar zaman zaman birbirleriyle de mücadele ediyorlardı. Bu mücadeleler esnasında devlet zor durumda kalıyor, düşman kuvvetleri de başkente kadar sokulabiliyordu.


114
Ekonomi:  Fatımîler, Mısır dışında Kuzey Afrika’ya, Hicaz bölgesine  ve Suriye çevresine  hâkim  olmalarından  dolayı,  milletlerarası  ticareti gelişmesi için  de çalışmışlardır.  Fatımîler  böylece  ticaretten  büyük  gelirler  elde  etmişlerdir. Fakat ekonomideki bu düzelmeler, gelir dağılımındaki büyük adaletsizlikten dolayı halka pek yansımıyor, devlet gelirlerinin büyük bir bölümü yöneticilere, subaylara ve memurlara ayrılıyordu. Bunlar bolluk ve lüks içinde yaşarken, halk ise yoksulluk içinde yaşamaya çalışıyordu. Özellikle Nil Nehri’nin yeterince taşmadığı yıllarda tarım üretimi azalıyor, bu  yüzden sıkıntı ve yoksulluk da bir kat daha artıyordu. Bu gibi  durumlar, zaman zaman ülkede çıkan isyanların da en büyük nedenlerini oluşturuyordu.

Sanat:   Fatımîler, İslam sanatına bir yandan Kuzey Afrika, bir  yandan da İran etkilerini  kazandırmışlardır. En  ünlü  Fatımî   eserlerinden  birisi  olan  Mehdiye Camisi’nde, Sasanî eyvanlarına ve Roma zafer taklarına benzer bölümlere rastlanmaktadır. Kahire’nin kurulmasından sonra inşa edilen ünlü Ezher Camisinde ise İran sanatının etkileri belirgindir.

XI. yüzyılda yapılan El-Cuyuşî Camisi’nin mimari yapısı, diğerlerinden farklıdır. Bu caminin üst üste dört köşeli iki kulesi, küçük kubbeli sekiz köşeli de bir minaresi vardır. Bu tarz, daha  sonraları yapılan Mısır camilerine de örnek olmuştur. Kahire Surları  da günümüze kadar ulaşan Fatımî eserlerinden birisidir. Kahire’nin doğusunda bulunan, Büyük fiark  (doğu) Sarayı ile Halife Aziz’in yaptırdığı Küçük  Garp  (batı) Sarayları günümüze kadar ulaşamamıştır. Fatımîler mimaride ana malzeme olarak taş kullanmışlardır. Fatımîlerden kalma ünlü kapılar ise Bâb el-Nasr,  Bâb el-Futûh  ve Bâb Zuvayla’dır.

Fatımîler  yaptıkları yapıların dış yüzeylerini  nişlerle  (camilerdeki  kubbelerde bırakılan küçük  yuvarlak  açıklık, girinti)  süslemişlerdir. Ayrıca mimaride  çini  de kullanan   Fatımîler,   yapılarını  kufi   yazılar,  geometrik   ve   bitkisel   motişerle süslemişlerdir. Fatımî mimarisinin etkilerini XII. yüzyılda Sicilya’da yapılan saraylarda, şatolarda ve kiliselerde de görmek mümkündür.

Bilim ve Kültür: Fatımîler eğitim ve öğretime büyük önem vermişlerdir. Fatımî halifesi  el-Hâkim,  Kahire’de  Dârü’l   Hikme  adıyla  bir  medrese  yaptırmıştır. Bu medresede okuma salonları, kütüphaneler ve çok sayıda ders çalışma odaları mevcuttu. Bütün bilimlerin okutulduğu bu medresede, birçok bilim adamı da görev yapıyordu. Yine Kahire’de  yapılan El-Ezher  medresesi de, devrin ünlü eğitim kurumlarından birisi  idi. Ayrıca bu dönemde zengin kütüphaneler de kurulmuştur. Ayrıca  Fatımîler, Kahire’de bir de rasathane (gözlem evi) kurmuşlardır.

Tepkiler:

0 yorum :

Yorum Gönder

Sponsorlu Bağlantılar
banner