Pazar

Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 15, 16, 17, 18 ve 19 cevapları


Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 15, 16, 17, 18 ve 19 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 15
Sayfa 16
Sayfa 17
Sayfa 18
Sayfa 19
 ___________________________________________________________
 Ekstra Bilgi:
 EYYUBÎLER (1174–1250)
Eyyubî Devleti’nin Kuruluşu
Filistin ve Mısır bölgesini elinde bulunduran Fatımîler, bu bölgeleri Haçlılara karşı iyi koruyamamışlar ve I. Haçlı Seferi sonunda Haçlılar Kudüs’ü ele geçirerek Kudüs Krallığı’nı kurmuşlardı. Haçlılar  ayrıca  Mısır’a da  saldırmaya kalkışınca, Fatımî vezirlerinden  Şaver,  Musul  Atabeyi  Nurettin  Mahmut  Zengi’den  yardım istemişti. Nurettin Mahmut Zengi’de etkinliğini artırmak ve Mısır’a hâkim olabilmek amacıyla komutanlarından Şirkuh’u  bir  ordu  ile  Mısır’a göndermişti. Şirkuh’un  yardımıyla yeniden vezir olan Şaver, daha önce Nurettin Mahmut Zengi’ye verdiği sözü unutarak, bu  sefer  de  Kudüs  Krallığı ile  ilişki kurup  onlardan  yardım istemişti. Şirkuh’un ordusunda bulunan yeğeni Selâhaddin ve arkadaşları, Şaver’i öldürerek yerine Şirkuh’u vezir yaptılar. Göreve gelişinden kısa bir süre sonra ölen Şirkuh’un yerine Selâhaddin, Fatımî veziri olmuştur (1171).

Musul  Atabeyi  Nurettin  Mahmut  Zengi,  Selâhaddin’e  habercile göndererek Mısır’da okunan hutbenin Abbasi halifesi adına okunmasını istemiş, Selâhaddin’de bu isteğe uyarak hutbeyi Abbasi halifesi adına okutmuştur. fiiî olan Fatımî halkının büyük bir kısmı, zamanla kendi istekleri ile Sünniliği benimsemişlerdir. Selâhaddin Mısır’da gittikçe  güçlenmeye ve bağımsız bir hükümdar gibi davranmaya başlayınca,  Musul Atabeyi Nurettin Mahmut Zengi ile arası açılmıştır. Nurettin Mahmut,  Mısır’a sefer hazırlığı içinde iken ölmüştür (1174). Bunun üzerine serbest kalan Selâhaddin, Mısır’da bağımsızlığını ilan etmiştir. Merkezi  Kahire  olan bu devlete, Selâhaddin’nin babası Necmeddin Eyyûb’den dolayı Eyyubî Devleti denilmiştir.
Selâhaddin Eyyubî Dönemi
Selâhaddin Eyyubî,   daha bağımsızlığını ilan etmeden önce  kardeşi Turan şah’ı Yemen’i fethetmesi için göndermişti. Turan şah da 1176’da Yemen’i fethederek burada 1228 yılına kadar siyasi yaşamını sürdürecek olan Yemen Eyyubî kolunu kurmuştur.

Selâhaddin Eyyubî hükümdar olur olmaz, önce Suriye’yi ele geçirmiş, daha sonra da Irak topraklarının büyük bir kısmını fethetmiştir. İsteği üzerine Abbasi halifesi onun saltanatını onaylayarak elindeki toprakların hâkimiyetini tanımıştır. Sınırlarını Fırat’a kadar genişleten Selâhaddin’ in asıl amacı Kudüs’ü  Haçlıların elinden kurtarmaktı. Kudüs, 1099’da I. Haçlı Seferi sonucunda Haçlılar tarafından ele geçirilmişti. Büyük bir ordu hazırlayan Selâhaddin Eyyubî, Filistin’e  girerek Taberiye  şehrini ülkesinin topraklarına kattı.  Daha  sonra  Kudüs  Kralı ile  Hıttin’de  yaptığı savaşı kazanan Selâhaddin, Kudüs’ü Haçlıların elinden kurtarmayı başardı (1187). Böylece Eyyubîler, Hıttin zaferiyle Kudüs ve Filistin’i ele geçirmiş oldular.
Kudüs ve Filistin’nin fetihleri İslam dünyasında ve Batı’da Selâhaddin Eyyubî’ye büyük ün kazandırmıştır. Kudüs’ün Müslümanların eline geçmesi üzerine Papa, Avrupa devletlerine bir  çağrıda bulunarak, kendi aralarındaki çatışmaları durdurup, Kudüs’ü kurtarmak için büyük bir Haçlı ordusu kurmalarını istemiştir. Tarihte III. Haçlı Seferi (1189–1192)  olarak  bilinen  bu  sefere;  Alma İmparatoru  Frederik  Barbaros (Friedrich Barbarossa), Fransa Kralı Filip Ogüst (Philippe Auguste) ve İngiltere Kralı Arslan  rekli  Rişar (Richard) katılmışlardır. Alman İmparatoru  Frederik,  Tarsus yakınlarında ölünce ordusu dağılmıştır. İngiltere ve  Fransa kralları Akka  Kalesi’ni kuşattılar (1189). Uzun bir kuşatmadan sonra Akka Kalesi’ni almayı başaran Haçlılar, Kudüs’ü  ise  alamadan  geri  dönmek  zorunda  kalmışlardır İngiltere  Kralı  Arslan Yürekli Rişar, Selâhaddin Eyyubî ile bir antlaşma yaparak Avrupa’ya geri dönmüştür.
Antlaşmaya göre,  Hristiyan Avrupalılar, Kudüs’ü  silahsız olarak  ziyaret  edebilme hakkını elde etmişlerdir.

Selâhaddin  Eyyûbî  1193  yılında  öldü.  Onu zamanı   Eyyubî Devleti’nin ekonomik, kültürel ve sanat alanlarında ileri  gittiği bir dönem olmuştur. Selâhaddin,  bilginleri  ve  sanatçıları  koruyarak  ülkesinin  kalkınmasına ve  halkının mutlu olmasına gayret  göstermiştir. Ayrıca onun döneminde Doğu Anadolu’nun bir kısmı,  Güneydoğu Anadolu’nun tamamı, Kuzey Irak, Suriye, Lübnan ve  Filistin’in büyük  bir  bölümü,  Ürdün,  Hicaz,  Yemen,  Mısır  ve  Libya   fethedilerek  Eyyubî Devleti’nin sınırları içine alınmıştı. Selâhaddin Eyyubî, Avrupa edebiyatında Saladin adı ile tanınmış ve Orta Çağ İngiliz, Fransız ve İtalyan şiirlerine konu olmuş ayrıca şövalyeliğin ve adaletin timsali olarak da kabul edilmiştir.

Selâhaddi Eyyubî,   sağlığında  ülkesin oğulları   v kardeşler arasında paylaştırmıştı. Onun ölümüyle ülke topraklarında dört ayrı devlet kurulmuştur. Kardeşi Turanşah  Yemen’de, diğer kardeşi Melik  Âdil  Ürdün ve Kuzey Mezopotamya’da, Selâhaddin’in oğullarından el-Aziz  Mısır’da, el-Zahir  de Halepte (Suriye)   kendi devletlerini kurmuşlardı.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder