Sponsorlu Bağlantılar



Pazar

Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 128, 129, 130, 131, 132 ve 133 cevapları

Sponsorlu Bağlantılar

Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 128, 129, 130, 131, 132 ve 133 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 
 Ekstra Bilgi:
 MOĞOLLARDA
Ordu: Moğol ordu sistemi, Büyük Hun İmparatoru Mete Han tarafından bulunan onlu sisteme dayanıyordu. En büyük askerî birlik olan tümen, on bin kişiden meydana geliyordu. Tümenlerde bin,  yüz ve on  kişilik gruplardan oluşuyordu. Bu birliklerin başında da tümenbaşı-binbaşı-yüzbaşı ve onbaşı denilen komutanlar bulunurdu.
Sayfa 128
Sayfa 129
Sayfa 130
Sayfa 131
Sayfa 132
Sayfa 133
 ___________________________________________________________
 En büyük askerî birlik olan tümenlerin başında genellikle hanedan ailesinden biri veya boy ve kabile beylerinden biri olan deneyimli bir komutan bulunurdu. Moğol ordusunun çoğunluğunu atlı birlikler (süvari) oluşturmakta ve ordu komutanlarına da noyan adı verilmekte idi. Moğol  ordusu değişik iklim şartlarında ve arazide görev yapabilme yeteneğine sahipti. Moğol askerinin en çok kullandığı silahları ise kılıç, balta, demir gürz, kancalı mızrak, ok ve yaydı.

Çok disiplinli ve eğitimli olan Moğol ordusu, savaşlarda Türklerin Turan taktiğini başarılı bir şekilde uygularlardı.  Kuşatma sırasında  direnen şehirler ele geçirilince, günlerce  yağmalanır ve  halkı da  kılıçtan  geçirilirdi.  Barış dönemlerinde  ordunun savaşçılık yeteneklerini koruması için üç aya kadar süren sürek avları düzenlenirdi.

Dil  ve  Edebiyat:  Moğollar  ilk  dönemlerde  resmî  dil  olara Moğolcayı kullanmışlardır. Moğolların hâkim olduğu topraklardaki halkın  çoğunluğunun Türk olması, kısa zamanda Türkçenin yaygınlaşmasını  sağlamıştır. Ayrıca Cengiz’in oğlu Çağatay’ın topraklarında gelişen  Türkçeye  Çağatay   Lehçesi  denilmiştir. Çağatay Lehçesi, Orta Asya  Türkçesinin kısmen Moğolcayla birleşmesiyle ortaya çıkmış bir lehçedir.
Moğollar,  Cengiz  Han  döneminden  başlayarak  en  çok  Uygu alfabesini kullanmışlardır. İslamiyetin kabulünden sonra da Arap alfabesi,  Uygur alfabesi ile birlikte uzun süre kullanılmıştır. Özellikle İlhanlı Moğollarında Türk dili, Türk tarihi ve genel  olarak  Türk  kültürü  açısından  önemli  eserler  ortaya  konmuştur. İlhanlılar,
İslamiyete  girdikten  sonra  Müslüman  -  Hint  hikâyeleri  olan  Kelile  ve  Dimne’yi Moğolcaya tercüme etmişlerdir.

Çağatay Hanlığı döneminde yaşayan Rabguzî,  Orta Asya Türkçesinin  Harzem bölgesindeki önemli yazarı idi. O, Kısasü’l-Enbiyâ adlı eserinde peygamberlerin hayat hikâyelerini  anlatmıştır. Altın  Orda  Devlet döneminde  yazılan  Husrev’ü   fiirin Mesnevîsi’ni Kutup  mahlasını  (takma ad) kullanan bir şair yazmıştır. Moğol devri edebiyatının güzel bir  örneği olan Husrev’ü fiirin Mesnevîsi, Altın Orda hanı Tini bek Han ve karısı adına yazılmıştır. Bu eserde din dışı duygu ve düşünceler ile diğer konular işlenmiştir.
Mesnevi: Her beyti ayrı uyaklı bir divan edebiyatı nazım biçimi.

Moğollar zamanında tarih bilimi ve tarih yazıcılığı da gelişmiş ve önemli eserler meydana getirilmiştir. Türk ve Moğolların genel tarihi olan  ve İlhanlı vezirlerinden Reşîdüddin (1248–1318) tarafından yazılan Cami-üt-Tevarih ile Cüveynî’nin üç cilt halinde Farsça yazdığı Tarih-i Cihangûşa bu dönemin ünlü eserlerindendir.
Reşîdüddin eseri  Cami-üt-Tevarihte  Türk,  Moğol,  Çin,  Hint  ve  batı  Avrupa kavimlerinin tarihlerini yazmıştır. Moğol diliyle yazılan bu eserde ayrıca Oğuz Kağan Destanı’ndan da bahsedilmiştir. Daha sonra bu eserin Farsça ve Arapça nüshaları da yazılmıştır.  Cüveynî ise eserlerini  Moğolca, Farsça ve Arapça yazmıştır. Cüveynî, Hülâgü Han döneminin devlet adamlarından birisidir. Üç cilt halinde yazığı eseri Tarih-i Cihangûşa’nın  birinci cildinde Moğolları, ikinci cildinde Harzemşahlar tarihini ve onlarla Karahitaylar arasında yapılan savaşları, üçüncü cildinde de Hülâgü’nün İran’a gelişini ve Batınîlerle olan ilişkilerini yazmıştır. Moğolların Gizli Tarihi  adlı eser ise son  zamanlarda  ortaya  çıkarılmıştır.  Ögeday  Kağan  zamanında (1243)  yazılan bu eserde Cengiz Han’ın hayatı anlatılmaktadır.

Moğol  devrinde  yaşayan bir  başka tarihçi  de  Vassafr.  Vassaf,  Moğolların hizmetinde çalışmış  ve Tecziyet  el-Emsâr  ve Tecziyet  el-âsâr  adlı eserini İlhanlı hükümdarlarına sunmuştur. İlhanlıların hizmetinde bulunmuş olan bir başka tarihçi de Hamdullah Müstevfi’dir.  Onun yazdığı eserler arasında; Tarih-i  Güzide,  manzum olarak kaleme aldığı Zafer-nâme ve coğrafya ile ilgili Nüzhet el-Kulub sayılabilir.


Tepkiler:
Sponsorlu Bağlantılar

0 yorum :

Yorum Gönder

Sponsorlu Bağlantılar
banner
Sponsorlu Bağlantılar