Sponsorlu Bağlantılar



Pazar

Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 122, 123, 124, 125, 126 ve 127 cevapları

Sponsorlu Bağlantılar

Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 122, 123, 124, 125, 126 ve 127 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 
 Ekstra Bilgi:
 Moğol İmparatorluğu’nun Dünya tarihindeki başlıca etkileri şunlardır:
İslam dünyasında ve Doğu Avrupa’daki karışıklıklara son vererek, siyasi birlik ve istikrarı sağlamışlardır.
Moğol hâkimiyetinin sağlanması sırasında pek çok şehir ve ülkeyi tahrip etmişler, fakat daha sonra ise yakılıp yıkılan şehirleri yeniden inşa etmişlerdir.
Sayfa 122
Sayfa 123
Sayfa 124
Sayfa 125
Sayfa 126
Sayfa 127
 ___________________________________________________________

Ticaretin gelişmesi için çalışmışlardır. İstila ve savaşlar nedeniyle  kapanan İpek Yolu’nu eski canlılığına kavuşturmuşlardır.
Doğu ve Batı arasındaki ticaret karşılıklı kültür alış verişine neden olmuş, Avrupalı tüccarlar ve misyonerler, İran limanlarından Hindistan limanlarına ve Çin’e giden deniz yolundan yararlanmışlardır.
Maveraünnehir ve Horasan halkını Çin sınırlarına yerleştiren Moğollar, İslamiyetin Orta Asya ve Uzak Doğu’da yayılmasını sağlamıştır.
Moğol istilası ile Asya’dan Anadolu’ya yoğun bir Türk göçü  başlamış,  bunun sonucunda da Oğuz Türkleri ile Anadolu’daki Türk nüfusu çoğalmıştır.
Moğollar devlet yönetimi konusunda da çeşitli milletlere örnek olmuşlardır.
 Moğollar, bilim ve sanatın gelişmesi için çalışmışlardır.  Özellikle  İlhanlılar ve Çağatay Hanlığı döneminde İslam kültür ve medeniyeti çok gelişmiştir.
  
Moğol İmparatorluğu’nda Kültür ve Uygarlık
Devlet  Yönetimi:  Moğollarda devlet yönetimi İslamiyetten önce  kurulan Türk devletlerinde uygulanan ilkelere göre düzenlenmişti. Kağaveya Han diye isimlendirilen Moğol  hükümdarları kurultay  tarafından seçilirdi.  Moğol  İmparatorluğu’nun  kısa zamanda gelişip büyümesinde, Cengiz Han  tarafından hazırlanan Cengiz Yasası’nın önemli rolü olmuştur. Bu yasanın esasını katı bir disiplin ve ahlak anlayışı oluşturmaktaydı.

Moğollarda ve daha sonra kurulan Türk-Moğol devletlerinde hükümdarlık babadan oğluna geçerdi. Bu, Tanrı’nın hükümdar olan kimseye bahşettiği  kut anlayışından, kutun  da  kan  yolu  ile  erkek  çocuklarına  geçtiğini kabul  edilmesi  inancından kaynaklanan eski Türk anlayışına  dayanmaktadır. Hükümdarın oğullarından hangisi güçlü ise o tahta geçerdi. Türklerde olduğu gibi Moğollarda da kurultay önemli bir devlet organı idi. Kurultayın başkanı hükümdardı. Kurultayda savaş ve barış konuları, halktan  toplanacak vergiler ve hükümdar seçimleri görüşülürdü. Kağanın ölümüyle yeni  kağanın  seçilerek  tahta  çıkarılması töreninin  yapıldığı kurulta toplantısı arasındaki süre  bazen  çok  uzun  olabilirdi.  Bu  sürede  devleti  ölen  kağanın karısı yönetirdi. Hakanın yardımcısına vezir denilirdi.

Moğollar  aileye  yasun   derlerdi.  Yasunların  birleşmesiyle aymag   ve  oboglar (obalar),  obogların  birleşmesiyle irge denilen  aşiretle (boyları),  aşiretlerin birleşmesiyle de millet (el) oluşuyor, millet de devleti meydana getiriyordu. Yasun ve obogları noyanlar idare ederdi. Noyan, genellikle komutan anlamında kullanılmıştır. Noyan önceleri hem sivil, hem askerî yöneticileri ifade ederken, daha sonraları sadece komutan anlamında kullanılmıştır. Noyanların yardımcılarına da nöker denirdi.

Moğol İmparatorluğu’nda köleler de bulunurdu. Köleler genelde savaş esirleri idi ve bunlar kendi boylarının özelliklerini korurlardı. Yararlılık gösteren köleler serbest bırakılabilirdi.
Moğol  toplumunda  kadına gereken  saygı gösterilmiştir. Baba  öldüğünde  anne; aileyi, malı ve mülkü idare ederdi. Koca ölünce kadın  onun hukukundan istifade edebilirdi. Hanedana mensup kadınlar törenlere, ziyafetlere hatta bazen kurultaya da katılabiliyorlardı. Törenlerde  kadınlar, hanedan içerisindeki konumlarına göre hüküm- darın ve tahtın yanında yer alırlardı.

Moğollarda devlet, hanedanın ortak malı sayıldığından topraklar, kağan tarafından hanedanın erkek üyelerine köbegün (prens) paylaştırılırdı. Hanedan üyeleri de emirleri altındaki noyanlarla büyük hana bağlı olarak  bu toprakları yönetirlerdi. Moğollarda komuta zinciri;  kağan-köbegün-noyan-nöker şeklinde idi. Köbegünler, kendilerine verilen  toprakların  sahibi  olmakla  birlikte  vergiyi  toplayamazlardı.  Toprakların vergilerini,  kağan  tarafından  görevlendirilen  darugaçi adlı   memurlar  toplardı. Darugaçinler topladıkları verginin belli bir miktarını köbegüne verirlerdi.
  
Moğollarda adalet işlerine yargucı  denilen hâkimler bakardı. Cinayet,  hırsızlık, büyü, zina, kötülük yapmak ve çalınmış mal saklamanın cezası idamdı.
Tepkiler:

0 yorum :

Yorum Gönder

Sponsorlu Bağlantılar
banner
Sponsorlu Bağlantılar