Sponsorlu Bağlantılar



Pazar

Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 71, 72, 73, 74, ve 75 cevapları

Sponsorlu Bağlantılar

Evren yayınları 6.sınıf türkçe çalışma kitabı sayfa 71, 72, 73, 74, ve 75 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 
 Ekstra Bilgi:
 MEMLÜKLERDE
Ordu: Memlûk ordusunun esasını Kafkasya ve Kıpçak  bozkırlarından getirilen Türk gençleri oluşturuyordu. Memlûk ordusu sultanın muhafız birliği, tımarlı askerler, emirlerin askerleri ve yardımcı kuvvetlerden meydana geliyordu.
Sayfa 71
Sayfa 72
Sayfa 73
Sayfa 74
Sayfa 75
 ___________________________________________________________
 Nil Nehri üzerinde bulunan Ravza adasında yetiştirilen ve saray köleleri de denilen  muhafız birlikleri ordunun çekirdeğini oluşturuyordu. Sultana hizmet eden memlûkler iki sınıftı. Birinci sınıf, sultanın şahsına ait memlûklerdi. Sultan tahttan indirildiğinde veya öldüğünde bu memlûkler  de  görevden  alınır, saraydan  uzaklaştırılarak diğer  emirlerin  hizmetine verilirdi. İkinci sınıftaki sultan memlûkleri ise saltanat hizmetinde bulunurlar, sultan değiştiğinde veya öldüğünde görevlerinde kalırlardı.

Tımarlı askerler, tımar sahiplerinin özel olarak yetiştirdiği askerlerdi. Kendilerine tımar (ikta) verilen sultanın komutanları ve  emirlerin çocukları topraklarından elde ettikleri gelirlerinin üçte biri ile geçinirler, üçte ikisi ile de asker yetiştirirlerdi. Memlûk ordusunun  en kalabalık bölümünü, emirlerin yetiştirmek zorunda bulundukları  köle askerler (Tımarlı askerler ) oluştururdu. Bunların dışında beylerin besledikleri askerler de vardı. Bunlarda iktalı idiler. Ayrıca valiler de düzenli asker beslemek zorunda idiler.

Memlûk Devleti’nin Akdeniz ve Kızıldeniz’de donanma gücü de vardı. Fakat bu donanmalar kara ordusu kadar güçlü değildi. Savaş  kararları, sultanın başkanlığını yaptığı şûra tarafından verilirdi.  Orduya bizzat sultan veya emirlerden biri komuta ederdi. Memlûk  ordusu tamamen atlı birliklerden oluşuyordu. Ayrıca gerek askerî teşkilatta, gerekse devlet yönetiminin çeşitli alanlarında düzenli olarak işleyen bir posta teşkilatı kurulmuştu. At,  çok  hızlı  gidebile hecin  develer ile  güvercinlerin kullanıldığı posta teşkilatı, o dönem için oldukça ileri düzeyde idi.

Toprak  Yönetimi Memlûk  Devleti’nde  çöller,  bataklıklar tarıma  elverişli olmayan araziler ile mülk arazi dışında kalan  yerlere devlet toprağı anlamına gelen arazi-i  emirîye  denirdi. Bu  arazilerin mülkiyeti devlete aitti. Bu topraklar askerlere geçimlerini sağlamak amacıyla dirlik olarak verilirdi. Ayrıca vakıf toprakları da vardı. Vakıf  arazileri  hanedan  üyeleri  ile  varlıklı kişilerin  hayır  amacıyla  vakfettikleri topraklardı. Bu topraklar satılamaz, devredilemez ve amacının dışında kullanılamazdı.  Mül arazis is sultanın  başarılı gördüğü  yöneticilere,  miri  araziden  verdiği topraklardı. Bu topraklar özel mülkiyet olduğu için alınıp satılabilir ve miras olarak da bırakılabilirdi.  Memlûk  topraklarının büyük  bir  kısmı  ha v tımarlara  ayrılır; hükümdar, emir, bey ve reislere ikta olarak verilirdi. Bunlara da sahib-i arz denilirdi. Bu iktalar, sahip-i arza ya ömür boyu ya da belli bir süre için verilirdi. İktalarda yaşayan halkta öşür adı verilen vergisini ikta sahibine verirdi. XIV. yüzyıl ortalarından itibaren ikta alım satımlarının başlaması nedeniyle bu sistem bozuldu. Zamanla arazi-i emirîyeler küçüldü.  Bu durum Memlûk ordusundaki asker sayısını da azalttı. Devlete ait  olan toprakların şahısların ellerine geçmeye başlamasıyla devletin gelirleri de azalmıştır.

Adalet Teşkilatı: Memlûk sultanları haftanın belli günlerinde Divan-ı Mezalim’de bulunur, burada halkın şikâyetlerini dinlerdi. Bu  mahkemeye  aynı zamanda Dârül adl’da denirdi. Darül adl, Memlûklerde en yüksek mahkeme idi. Bu mahkemeye fiafiî, Hanefî, Malikî ve Hanbelî mezheplerinin imamları da katılırdı. Bunlara Kad-il Kudat  denirdi. Kad-il kudat en yüksek dinî makamdı. Görev alanına şeri ve hukuki davalar girerdi. Bu mahkemelerde ayrıca dört mezhebin müftüleri de bulunurdu. Onlarda şeri işler hakkında fetva vermekle görevli idi. Ordudaki askerlerle ilgili davalara da kadı askerler bakardı.
Tepkiler:

0 yorum :

Yorum Gönder

Sponsorlu Bağlantılar
banner
Sponsorlu Bağlantılar