Sponsorlu Bağlantılar



Pazar

Meb yayınları 6.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 60, 62, 63, 64, 65 ve 66 cevapları

Sponsorlu Bağlantılar

Meb yayınları 6.sınıf matematik çalışma kitabı sayfa 60, 62, 63, 64, 65 ve 66 cevapları öğrencilerin yaptıkları ödevlerini kontrol etmeleri için verilmiştir. Aksi bir durum ile cevaplardan faydalanmak isteyen öğrencilerin sorumlulukları kendilerine aittir. 

Sayfa 60
Sayfa 62
Sayfa 63
Sayfa 64
Sayfa 65
Sayfa 66
 ____________________________________________________________
 Ekstra Bilgi:
 TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK
İlk Türk devletlerinde,  sosyal hayatı düzenleyen ve yazılı olmayan kurallara re denirdi. Töreye hükümdarda dâhil herkes uymak zorunda idi. Bu kurallar, önemli bir değişikliğe uğramadan nesilden nesile  aktarılarak uygulanmıştır. Ancak İslamiyetin kabulünden sonra Türk töresi değişime uğrayarak İslami kurallar çerçevesinde kısmen de olsa devam ettirilmiştir.

Bütün Türk-İslam devletlerinde adalet teşkilatı hemen hemen aynı özellikte idi. fieri (İslamiyetle  ilgili)  ve  örfi  (gelenek  ve  görenekle  ilgili)  hukuk  olmak  üzere  ikiye ayrılırdı. fieri hukuk içine giren bütün davalara kadılar bakardı. Evlenme, boşanma, miras, nafaka, ölüm, hayır işleri, vakışarın yönetimi ve vakfiyelerin düzenlenmesi gibi işlere bakmak ve bir karara varmak onların yetkisinde idi. Ayrıca kadılar noter görevi de  görürlerdi. Kadılar, iyi bir medrese eğitimi gördükten sonra şehir ve  kazalarda görevlendirilirlerdi. Kadılar, verdikleri kararlarında şeriata ve vicdanlarına göre hareket ederlerdi. Kadının verdiği karar bozulmaz ve hemen uygulanırdı. Ancak, bir kadının bilerek yanlış ve haksız karar  vermesiyle mağdur olan kişi, kadının kararına itiraz edebilirdi. O zaman kadılardan meydana gelen bir heyet (kurul), verilen kararı tekrar incelerdi. Kadılar kurulu da kararı haksız bulursa durumu sultana bildirirlerdi.

Büyük Selçuklu Devleti’nde şeri mahkemelere bakan kadıların başkanı, Bağdatta oturan baş kadı, Kadı el- Kudât  idi. Hükümdar veya vezir tarafından tayin edilen baş kadı, kadıların tayin işi ile ilgilenirdi.

Türk-İslam devletlerinde, örfi hukuk kurallarına göre kurulan ve yöneticiler ile halk arasında çıkan sorunlar  ile  devlet  emirlerine  karşı  gelenlerin  davalarına bakıldığı mahkemeler de vardı. Bu mahkemelerin başında Emir-i d  (adalet bakanı) bulunurdu.

Ağır siyasi  suçlar  ise,  sultanın başkanlık ettiği  Divan-ı  Mezalim  denilen  yüksek mahkemede görüşülürdü. Sultan, haftanın belirli günlerinde Mezalim Divanı’nı kurar, halkın şikâyetlerini ve davalarını dinleyerek davaları sonuçlandırırdı.

Ordu içindeki anlaşmazlıklara da ordu kadısı olan Kadıy-ı Leşker  (Kazasker - Kadıasker)’in başkanı bulunduğu mahkemeler bakardı.

Türk-İslam devletlerinde adalet işleri tamamen bağımsız olduğundan siyasi baskı altında kalmazdı.
Tepkiler:
Sponsorlu Bağlantılar

0 yorum :

Yorum Gönder

Sponsorlu Bağlantılar
banner
Sponsorlu Bağlantılar