Çalışma 5 Çalışma 6 Çalışma 7 Çalışma 8
Ekstra Bilgi:
Nükleer Enerjinin Korkunç Yüzü
“Ukrayna ve Beyaz
Rusya sınırındaki ormanlar ve terk edilmiş
köylerin bulunduğu bölge; geyik, kunduz, porsuk,
vaşak,
bizon
gibi hayvan türlerinin ve beyaz kuyruklu deniz
kartalı, kara leylek,
yeşil turna gibi 270 tür kuşun
barındığı Avrupa'nın
en zengin doğal yaşam
alanlarından
biriydi. Buraya yakın bir bölgede 26 Nisan 1986’da
meydana gelen nükleer facia,
ardında günümüze kadar uzanan bir yıkım bıraktı.
Çernobil Nükleer
Santrali’nin dört numaralı
reaktöründe
yapılan ve reaktörün zayıf güvenlik sistemlerine meydan okuyan bir
deney, santral çalışanlarının da
ihmaliyle yüzyılın felaketine dönüştü.
Milyonların kaderini
değiştiren kaza sonucu, Hiroşima ve Nagasaki'ye atılan atom bombalarının
yaklaşık 200 katı kadar radyoaktif madde atmosfere yayıldı.
Kazadan sonra Kuzey
Yarımküre’deki
hemen her
ülkede radyoaktif kirlilik görüldü. Ancak rüzgârın yönü ve yağışlar nedeniyle bazı ülkeler radyoaktif maddelerden daha
fazla etkilendi.
Dönemin Sovyet topraklarının
yanı sıra Iskandinavya
da
yoğun oranda radyoaktif kirliliğe maruz kaldı. Çernobil'den kaynaklanan radyoaktif serpinti 160 bin km2 toprağı kirletti.
Çernobil faciasının sonuçları, olayın üzerinden 20 yıl geçtikten sonra bile etkisini
sürdürüyor.
Kanser vakalarındaki çarpıcı artışın yanı sıra kaza sonrası radyoaktif bulutların ulaştığı bazı bölgelerde
hâlâ
olayın
izlerine
rastlanabiliyor. Örneğin,
Ağustos
2005'te
Almanya'nın güneyindeki
Bavyera ormanlarında yaban domuzlarında yoğun oranda radyoaktivite tespit edildi. Ingiltere'de de günümüzde bile bazı çiftliklerde 'Çernobil kontrolleri' yapılıyor.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder